Eskişehirli Roman Yazarı İbrahim Canavar’ın ‘Akıp Giden Zaman’ adlı romanı Eskişehir’de yayınlandı ve ilgi gördü. Roman 163 sayfadan ibarettir.

Kitabın yayınlanmasıyla Eskişehir edebiyatına kalıcı eser kazandırıldı. ‘Akıp Giden Zaman’ adlı roman, 1911 yılında 18 yaşında Yemen’e bir Osmanlı askeri olarak giden İbrahim Çavuş’un gerçek hayat hikâyesidir.

 Eskişehirli Roman Yazarı İbrahim Canavar yayımlanan romanı ile ilgili yaptığı açıklamada, ‘’Romanımın konusu: 18 yaşında Yemen’e bir Osmanlı askeri olarak giden İbrahim Çavuş, köylerde imamlık yapan Mevlüt Canavar, Eskişehir’e gelerek evlenen Hava anne, Anadolu’nun işgali, Osmanlı’nın durumu, Anadolu’nun kurtuluşu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve verilen mücadeleler ve Ulu Önder Atatürk, silah arkadaşlarıdır’’ dedi.

Eskişehirli roman yazarı İbrahim Canavar, ‘’Bu bahsettiğim romanımın konularından kısaca bahsedeceğim: Eskişehir’in Çifteler ilçesi, Kadıkuyusu köyünden çocuk yaşta (1893 yılında doğmuş), Anadolu’nun bağrından koparak, 1911 yılında 18 yaşında Yemen’e bir Osmanlı askeri olarak giden İbrahim Çavuş’un gerçek hayat hikâyesidir. İbrahim Çavuş; Yemende 8 yıl askerlik ve 3 yıl İngilizlerin elinde esaret hayatı yaşamıştır. Toplamda 12 yıl hasret ve özlemle sılasından ayrı kalmış, 3 yıllık esaretten sonra 1922 yılında Afyon Kocatepe’de vatan savunmasına katılmıştır. İbrahim Çavuş ile askere gitmeden önce evlenen Hafize Anne; 12 yıl hiçbir haber alamadan özlem ve hasretle eşinin yolunu gözlemiştir. Çileli bir yaşantısından sonra bir oğlu olmuş. Eşi İbrahim Çavuş üzerine tekrar evlenmiş, çileli hayatı kat kat artmıştır.

Türk Sineması’nın usta ismi Cüneyt Arkın hayatını kaybetti Türk Sineması’nın usta ismi Cüneyt Arkın hayatını kaybetti

Romanımda; 1955-1967 yıllarında Çileli bir hayattan sonra köylerde hak usulü imamlık yapan Mevlüt Canavar’ın hayatında yaşadıkları anlatılmıştır. Köydeki çocukluğum ve 1960’ lı yıllarda başlayan köyden kente göçü ve yaşadıklarımı anlattım. Romanımda; çocukluğunu 1902-1920 arası üvey anne elinde yaşayamamış, Mersin ilinin Silifke Taşucu’ndan 1921 yılında Eskişehir’e gelerek evlenen Havva annenin bir daha memleketine gidemeyerek sılasına, kardeş ve akrabalarına hasret ve özlemini anlattım. Onlara kavuşamadan göremeden, feryatlarını duyuramadan hayata gözlerini yummuş bir annenin hikâyesini anlattım. 1945 – 1965 yılları arasında Kadıkuyusu köyünde yaşamış ve Kadıkuyusu’nun gelişmesinde katkıda bulunan Mehmet Köse (Derviş Dede)’den bahsettim. Bu hikâyeler anlatılırken Anadolu’nun işgali, Osmanlının durumu, Anadolu’nun kurtuluşu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve verilen mücadeleleri anlattım. Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarından bahsettim’’ dedi.