Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının Türkiye’de ilk olarak görüldüğü yer olan Tokat’ta ilkbaharla birlikte yeniden vakalar görülmeye başladı.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının Türkiye’de ilk olarak görüldüğü yer olan Tokat’ta ilkbaharla birlikte yeniden vakalar görülmeye başladı.

Tokat, Sivas, Çorum, Yozgat, Erzincan, Gümüşhane, Giresun, Erzincan ve Erzurum kene popülasyonunun yoğun olduğu iller arasında. Uzmanlar uyarıda bulunurken yılın ilk kene vakası Tokat’ta görüldü. Vakanın Tokat Devlet Hastanesinde tedaviye alındığı genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Tokat Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Bahadır Orkun Özbay, İlkbaharla birlikte kene şikayetlerinin de başladığını belirtti. Türkiye’deki ilk vakanın 2002 yılında Tokat’ta görüldüğünü hatırlatan Özbay, vatandaşları ilkbahar döneminde daha dikkatli olması yönünde uyardı. Hayvancılıkla uğraşanlar ve çiftçiler başta olmak üzere pikniğe gidecek olan vatandaşların kenelere karşı dikkatli olması tavsiyesinde bulunan Özbay, alınacak tedbirleri sıraladı. Özbay, “Bağ, bahçe, orman, kırsal alanda açık renkli ve kapalı kıyafetler giymemiz gerekiyor. Çünkü bu kene zıplayarak bulaşmıyor, tırmanarak bulaşıyor. Tırmanarak insan vücuduna çıkıyor ve sonrasında tutunuyor. Piknikte keneyi fark edebilmemiz için yere açık renkli bir örtü sermemiz gerekiyor. Kırsal alandan ayrıldıktan sonra ise evimize döndüğümüzde kendimizi kontrol etmemiz gerekiyor. Özellikle saç diplerimizi ensemiz, koltuk altımız gibi yerleri kontrol etmemiz lazım” dedi.

"En kısa sürede kenenin çıkarılması gerekiyor"

Uzmanından ozon tedavisi hakkında bilgiler Uzmanından ozon tedavisi hakkında bilgiler

Özbay, keneye çıplak elle dokunulmaması gerektiğinin altını çizip, “Eğer bir kenenin vücudumuza tutunduğunu görürsek çıplak elle kesinlikle dokunmuyoruz. Bir plastik eldiven ya da naylonla çıkarabiliriz. Ya da en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmak en önemlisi. En kısa sürede kenenin çıkarılması gerekiyor. En önemli ikinci nokta da üzerine kimyasal madde dökülmemesi, işte sigara söndürülmemesi, elle ezilmemesi gerekmektedir. Keneyi kendisi çıkarabiliyorsa uygun bir şekilde çıkarabilir veya hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna başvurulabilir” diye konuştu.

Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığını Covid-19 gibi bir virüs hastalığı olduğunu belirten Özbay, “Kene burada taşıyıcıdır. Kenede bulunan bir virüs aslında hastalığı yapmaktadır. Bu aslında bildiğimiz Covid-19 gibi bir virüs hastalığıdır. Kenenin çıplak deriye tutunmasıyla bulaşabilir. Onun dışında hayvan üzerinde gördüğümüz kenelerin çıplak elle kırılması, ezilmesiyle bulaşabilir. Enfekte hayvanların dokuları salgılarıyla bulaşabilir. Onun dışında enfekte insanların kanlarıyla, dokularıyla, salgılarıyla bulaşabilir. Burada önemli noktalardan biri şudur. Bizim gördüğümüz KKKA hastalarımızın bir kısmında kene temas öyküsü yok. Ondan dolayı endemik bölgelerde yaşayanların hangi semptomları geliştirebileceklerini bilmeleri lazım. Bunlar virüs hastalığı olduğu için KKKA halsizlik, bulantı, kusma, ateş, kas ağrısı, ishal gibi spesifik dediğimiz genel semptomlar görülebilir. Tabii bu semptomlar görüldüğü zamanda illa KKKA hastalığı olacak diye bir şey yoktur. Ama hastaneye başvuru yapılarak bu açıdan da bir kan tahlili yapılabilir” ifadelerini kullandı.