Eskişehir Sempozyumu kapsamında Osmangazi Üniversitesi Kongre Merkezi’nde panel ve bildiri oturumları gerçekleştirildi. Eskişehir’in kimliğini yansıtan konuların yanı sıra kentin temel sorunlarının da ele alındığı sempozyumda, “Eskişehir’de Susuzluğun Ayak Sesleri” başlıklı panel büyük ilgi gördü.

Panelde, Eskişehir’in yaklaşık 40 kilometre güneyinde yer alan ve son yıllarda susuz kalmasıyla dikkat çeken Seydi Çayı’nın durumu tüm yönleriyle değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Semra Günay üstlendi.

Gençlerden can dostlar için anlamlı bağış
Gençlerden can dostlar için anlamlı bağış
İçeriği Görüntüle

Programa, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erdoğan Kaya konuşmacı olarak katıldı. Üniversite öğrencileri ve akademisyenlerin yanı sıra yöre halkı, muhtarlar, köy dernek başkanları ve üyelerinin de panele ilgi göstermesi dikkat çekti.

Su tüketiminde tarım vurgusu

Panelde konuşan Dr. Aytaç Ünverdi, Eskişehir’in su bilançosunu özellikle Porsuk Nehri ve Porsuk Barajı üzerinden değerlendirdi. Kentin su girdisinden tüketim süreçlerine kadar Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaları aktaran Ünverdi, suyun büyük bölümünün tarımda kullanıldığına dikkat çekti.

Ünverdi, kıtalar ve ülkeler arasındaki su tüketim oranlarına ilişkin karşılaştırmalar yaparak, Türkiye’nin de Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi tarımsal su tüketimini yüzde 20 seviyelerine çekmesi gerektiğini ifade etti.

“Doluluk oranları yanıltmasın”

Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ise Seydi Çayı havzasının yukarı kesimindeki su kaynaklarına değindi. Çatören ve Kunduzlar barajlarına dikkat çeken Tepe, 2026 yılında artan yağışlarla birlikte barajlardaki doluluk oranlarının yüzde 50’nin üzerine çıktığını söyledi.

Ancak bu durumun rehavete yol açmaması gerektiğini belirten Tepe, suyun gereksiz harcanmaması ve geleceğe dönük tedbirlerin bugünden alınması gerektiğini vurguladı.

Yerel halkın sahiplenmediği çözüm başarıya ulaşmaz

Panelin son konuşmacısı Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erdoğan Kaya oldu. Kaya, Başöğretmen Işın Erdoğan ile birlikte yürüttükleri araştırmada temel çıkış noktalarının “yerel halkın sahiplenmediği hiçbir çözümün başarılı olamayacağı” düşüncesi olduğunu söyledi.

Yaklaşık 5 yıldır susuz bulunan orta Seydi Çayı havzasındaki Yeşilyurt ve Doğançayır köylerinde örneklem çalışması yaptıklarını belirten Kaya, köylülerin Seydi Çayı ile güçlü bir kültürel ve duygusal bağ kurduğunu anlattı.

Kaya, yöre insanının akarsuya “Seydi suyu çocukları” anlayışıyla yaklaştığını belirterek, geçmişte Çifteler Köy Enstitüsü’nün elektrik üretiminden sosyal etkinliklerine kadar Seydi Çayı’nın önemli bir altyapı sunduğunu dile getirdi.

Araştırmada, mekân ile kültür arasında davranış kalıpları geliştirmede inançların önemli etkisi olduğuna dikkat çekildi. Prof. Dr. Kaya, Alevi Bektaşi Türkmen kültüründe “doğanın hakkı var” anlayışının hukukçular ve ekologlar tarafından dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Frigler döneminde de kutsal kabul edilen akarsuyun bugün içler acısı bir durumda olduğu vurgulandı.

Panel, moderatör Prof. Dr. Semra Günay’ın çevreci Hubert Reeves’in “Doğayla savaş halindeyiz; eğer kazanırsak, kaybedeceğiz” sözünü hatırlatmasıyla sona erdi. Günay, sempozyumların yalnızca bilimsel çözüm üretme açısından değil, halkın katılımıyla sorunların ortak akılla ele alınması bakımından da önemli olduğunu belirtti.

Panel sonunda katılımcılar, konuşmacılara birebir sorular yönelterek görüş alışverişinde bulundu.