​​​​​​Eskişehir’de, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde bir araya gelerek toplantı gerçekleştiren Adana, Ankara, Aydın, Hatay, İstanbul, Mersin, Muğla ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanları ülkenin gündemine dair konuları ele aldı. 

İrcal’a HUDER’den teşekkür ziyareti İrcal’a HUDER’den teşekkür ziyareti

Toplantı sonrasında Esgazete’nin canlı yayın konuğu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şenay Yıldırım’ın gündeme dair sorularını yanıtladı.  Eskişehir’de gerçekleştirilen belediye çalışmalarının İstanbul özelinde nasıl bir etki yarattığı hususunda ilk olarak açıklamada bulunan Başkan İmamoğlu, belediyecilik anlamında Eskişehir’in olağanüstü bir tecrübenin kalesi olduğunu vurgulayarak, Yılmaz Büyükerşen’in belediyecilikte marka olan duayen bir isim olduğuna vurgu yaptı.11 Büyükşehir Belediye Başkanının her zaman birbirinin çalışmalarından karşılıklı faydalandıklarını kaydeden İmamoğlu, bazen Eskişehir’in İstanbul’dan bazen de İstanbul’un Eskişehir’den bazı konularda birbirini örnek aldıklarını ifade etti.

HİÇBİR BASKI BİZİ YILDIRAMAZ

11 Büyükşehir belediye başkanının bugün bir araya gelerek bu toplantıda bulunmasının çok değerli ve önemli olduğuna da dikkat çeken İmamoğlu, “ Bu 11 belediye bugün neredeyse Türkiye’nin yarısını yöneten belediyeler demek. Bugün ülke olarak çok zor bir süreçten geçiyoruz. Yoksulluk hiçbir zaman bitmemişti buna şimdi ekonomik kriz de eklendi. Bir de Cumhuriyet tarihi boyunca hiç görmediğimiz bir durum, hükümetin kendinden olmayan belediyelere uyguladığı bu baskıcı politika. Bunların hiç biri bizi yıldıran unsurlar değil. Biz her zaman daha iyi ve daha çok ne yapabiliriz, bu yolculuğun içindeyiz” dedi.

AYRIŞTIRICI DİL ARTIK KARŞILIK BULMUYOR

Mevcut iktidarın, kendinden olmayanı neredeyse bu ülkeden kabul etmemeye kadar varan bir tavır içinde olmasının bugünün en önemli konularından biri olduğunun da altını çizen İmamoğlu, şu açıklamalarda bulundu: “ 

Toplum için bu bir kâbusa dönüşmüş durumda. Kendinden olmayana karşı nefretle oluşan bir bakış var. Yapacak bir şey yok ama biz işimize bakıyoruz. Cumhurbaşkanı siyasi dilini ne kadar ayrımcı ve ayrılıkçı bir dille de yapsa, ne kadar mezhep bölücülüğü de yapsa, kaosu köpürtmeye de çalışsa bu millet artık ön yargılarını yıkıyor. Erdoğan ne Genel Başkanımıza ne de bu ülkedeki diğer farklılıklara kötülük yapamayacak. 2010-2011 seçimlerinde de genel başkanımıza neler demedi ki, hatırlayın. Bu dil 12 yıldır var. Bu kötü dil, bu kötü tavır belki en başlarda farklı kaygılarla bir karşılık bulmuş olabilir ancak bugün, yıkıldı. Hele ki genç kuşağın umurunda bile değil. İnsan olmak, iyi bir insan, iyi bir vatandaş ve birey olmak artık daha öncelikli ve önemli. Gerçek konulara ve sorunlara çözüm bulmak daha önde. Genel başkanımızın da dili ve tavrı bu zaten. Ne yazık ki ülkenin başındaki cumhurbaşkanının dili ve tavrı da kötülük yönünde. İnşallah buna da çözüm bulacağız.”