Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), 21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü ve 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ormanların yalnızca ekosistem için değil, aynı zamanda ekonomi, gıda güvenliği ve insan sağlığı açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. 2026 yılının “Ormanlar ve Ekonomi” teması çerçevesinde yapılan değerlendirmede, ormanların milyonlarca insan için geçim kaynağı olduğu ve sağlıklı ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığı ifade edildi.

Ormansızlaşma ve iklim krizi ciddi tehdit oluşturuyor

Açıklamada, artan ormansızlaşma, arazi tahribatı ve iklim krizinin doğal sistemleri geri dönüşü zor bir noktaya sürüklediğine dikkat çekildi. Türkiye özelinde ise orman yangınları, kontrolsüz odun üretimi ve doğal alanların rant odaklı kullanıma açılmasının büyük risk oluşturduğu belirtildi. Yangınlara karşı etkin bir yönetim sistemi kurulması, erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.

Su kaynakları alarm veriyor

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yapılan değerlendirmede, suyun yaşamsal önemine dikkat çekildi. Dünya genelinde suyun büyük bölümünün tuzlu olduğu, erişilebilir tatlı su oranının ise son derece sınırlı kaldığı ifade edildi. Milyarlarca insanın güvenli suya erişemediği belirtilirken, son 60 yılda sulak alanların büyük ölçüde yok olduğu bilgisi paylaşıldı.

Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında

Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık su miktarıyla “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle Konya Kapalı Havzası’nda yeraltı su seviyelerinin hızla düştüğü ve su bütçesinin ciddi açık verdiği belirtildi. Yağış miktarının düşüklüğü ve aşırı su kullanımı, bölgedeki kuraklık riskini artıran başlıca faktörler arasında gösterildi.

Madencilik ve plansız kentleşme suyu tehdit ediyor

Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevli Mehmetçik bayramda da görev başında
Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevli Mehmetçik bayramda da görev başında
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşmenin de su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi. Yetersiz çevresel denetimlerin, su havzalarının kirlenmesine ve ekosistemlerin zarar görmesine neden olduğu vurgulandı. Su kaynaklarının korunmasının aynı zamanda halk sağlığının korunması anlamına geldiği belirtildi.

“Su politikası olmayan ülkeler krizle karşılaşır”

TÜRÇEP, su yönetimi konusunda yetersiz kalan ülkelerin gıda krizleri ve ekolojik yıkımlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekerek, etkili ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çözüm çağrısı: Yasa ve sürdürülebilir politikalar şart

Açıklamada çözüm önerileri de sıralandı. Buna göre; bütüncül bir Su Yasası çıkarılması, madencilik ve kentleşmenin su havzalarını koruyacak şekilde yeniden planlanması, tarım ve hayvancılık politikalarının gözden geçirilmesi ve ekosistem temelli üretim modellerine geçilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca herkes için temiz suya ve sağlıklı gıdaya erişimin temel bir hak olarak güvence altına alınması çağrısında bulunuldu.

“Orman ve su geleceğimizdir”

TÜRÇEP, ormanların ve suyun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu değerlerin korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını ifade etti.


İstersen bunu daha kısa ajans metni ya da daha sert/eleştirel bir siyasi dilde de yeniden düzenleyebilirim.