Odunpazarı Belediyesi'ne bağlı Eskişehir strateji Geliştirme Ofisi "Eskişehir’de konut ve barınma sorunu, yapı stoku, kentsel dönüşüm, TOKİ uygulamaları ve Avrupa’daki sosyal konut sistemleri" üzerine bir araştırma yayınladı. Esgazete tarafından yayınlanan raporda elde edilen veriler şu şekilde değerlendirilerek kamuoyu ile paylaşıyoruz;

Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de barınma krizi giderek derinleşiyor. Yapılan analizler, sorunun yalnızca yeni konut üretimiyle sınırlı olmadığını; ekonomik, sosyal ve mekânsal boyutları olan çok katmanlı bir erişilebilirlik krizi olduğunu ortaya koyuyor.

Murat Arnik’ten Bağ-Kur Prim Desteği Tepkisi
Murat Arnik’ten Bağ-Kur Prim Desteği Tepkisi
İçeriği Görüntüle

Çalışmalarda, son yıllarda konut sahipliği oranlarının hızla düşmesi ve sosyal konut üretiminin yetersizliği dikkat çekiyor. Avrupa’daki sosyal konut modelleriyle yapılan karşılaştırmalar, Türkiye’deki sistemin ağırlıklı olarak kâr odaklı bir yapı üzerine kurulduğunu gösteriyor. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli kesimlerin barınma hakkına erişimini zorlaştırıyor.

Analizlerde, TOKİ uygulamalarına da eleştirel bir bakış getiriliyor. TOKİ projelerinin, klasik anlamda sosyal konut üretiminden uzaklaştığı; uzun vadeli ve yüksek maliyetli ödeme planlarıyla bir borçlandırma mekanizmasına dönüştüğü vurgulanıyor. Bu yapı, konut sorununu çözmek yerine hane halkı üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.

Eskişehir özelinde ise konut stoğu, mevcut imar planları ve yerel kurumların verileri mercek altına alınıyor. Kentte yeni yapılaşmalara rağmen, gelir artışının konut fiyatları ve kiralar karşısında yetersiz kalması, barınma sorununu daha da görünür hale getiriyor. Kentsel dönüşüm projelerinin de çoğu zaman piyasa spekülasyonlarına açık biçimde yürütüldüğü belirtiliyor.

Raporların ortak sonucu ise net:

Barınma krizi, yalnızca fiziksel konut eksikliğinden değil; gelirin konut maliyetleri karşısında erimesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle çözümün, konutu bir yatırım ve rant aracı olmaktan çıkarıp, kamusal bir hak olarak yeniden tanımlayan politikalarla mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, kentsel dönüşüm ve sosyal konut politikalarının kamu yararı, erişilebilirlik ve sosyal adalet ilkeleri temelinde yeniden ele alınması gerektiği görüşünde birleşiyor.