Bazı gelişmeler vardır; haber olarak okunur, birkaç gün sonra gündemden düşer. Bazı gelişmeler ise bir şehrin geleceğine dair yeni bir kapı açar. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) başvurusunun KOSGEB tarafından desteklenmeye hak kazanması, bana göre ikinci grupta yer alıyor.

Çünkü Eskişehir TEKMER, şehrin girişimcilik yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Eskişehir’in yıllardır ürettiği bilgi, teknoloji ve insan kaynağının artık daha fazla girişime, yatırıma, istihdama ve ihracata dönüşmesi gerekiyor.

Eskişehir uzun yıllardır teknoloji üreten bir şehir. Üniversitelerinde araştırmalar yapılıyor, laboratuvarlarda yeni fikirler geliştiriliyor, sanayi kuruluşlarında yüksek teknolojili üretimler gerçekleştiriliyor. Nitelikli insan kaynağı açısından da önemli bir potansiyele sahibiz.

Fakat bir noktada tıkanıp kalıyoruz. Bilgi üretiyoruz, teknoloji geliştiriyoruz, güçlü sanayi kuruluşlarına sahibiz. Şimdi asıl mesele, bu birikimi yeni şirketlere ve küresel başarı hikâyelerine dönüştürmek.

İşte TEKMER’in önemi burada ortaya çıkıyor.

Eskişehir Teknik Üniversitesi tarafından yapılan açıklamaya göre merkez, özellikle derin teknoloji ve teknoloji tabanlı girişimlere odaklanacak. İlk girişimlerin eylül ayında kabul edilmesi planlanıyor. Hedefler arasında derin teknoloji girişimlerinin kurulmasını ve büyümesini desteklemek, üniversite-sanayi-girişimci iş birliğini güçlendirmek, girişimcileri yatırımcılarla buluşturmak ve küresel pazarlara açılabilecek teknoloji şirketlerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamak bulunuyor.

Bunların her biri Eskişehir ekonomisi açısından önemli. Çünkü artık şehirlerin ekonomik gücünü yalnızca fabrikaların üretim kapasitesi belirlemiyor. Yeni fikirlerin şirketlere dönüşmesi, şirketlerin yatırım bulması ve geliştirdikleri teknolojileri dünya pazarlarına taşıması da ekonomik gücün önemli göstergeleri arasında.

Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar

TEKMER konusunda benim en çok dikkatimi çeken başlıklardan biri ise girişimcilik deneyiminin merkeze taşınabilecek olması.

Girişimciliği dışarıdan anlatmak kolay. Bir şirket büyüdüğünde hikâyesini anlatmak da kolay. Asıl mesele, o şirket daha kurulmadan önce yaşananları bilmek.

İlk yatırım arayışını, müşterinin kapıyı kapattığı günü, finansman sıkıntısını, yanlış kararların maliyetini, çalışanların sorumluluğunu ve başarısızlık korkusunu yaşayan insanın vereceği öğüt başka olur.

“Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar” sözü tam da burada anlam kazanıyor.

Bir zamanlar girişimcilik yolundan geçmiş, bugün yatırımcı konumuna ulaşmış insanların yeni girişimcilere rehberlik etmesi TEKMER için çok kıymetli bir avantaj olabilir.

Çünkü girişimcinin ihtiyacı yalnızca teknik bilgi değildir. Hangi hatadan kaçınacağını, hangi fırsatı değerlendireceğini, yatırımcıyla nasıl konuşacağını, müşterinin ne istediğini ve şirketini hangi noktada nasıl büyüteceğini bilen insanların deneyimine de ihtiyaç duyar.

TEKMER, Eskişehir’e bir merkez kazandırırken aynı zamanda bir deneyim havuzu oluşturabilir.

Bu deneyim havuzu, belki de merkezin tabelada görünmeyen en değerli tarafı olacak.

Teknoloji üretmek yetmez

Elbette girişimcilere de büyük sorumluluk düşüyor.

Teknoloji geliştirmek işin başlangıcı. Başarılı bir şirket kurmak için ticari zekâ, müşteri odaklılık, finansal disiplin, satış kabiliyeti ve pazar bilgisi gerekiyor.

Start-up dünyasının parlak hikâyeleri genç girişimciler için ilham verebilir. Fakat o parlaklığın şirketin gerçek ihtiyaçlarının önüne geçmesine izin vermemek gerekiyor.

Bir girişimci sürekli şu soruları sormalı: Geliştirdiğim teknoloji hangi problemi çözüyor? Bu çözüm için kim ödeme yapacak? Şirketim nasıl sürdürülebilir hale gelecek?

Yatırım almak önemli bir başarıdır. Yatırımı doğru kullanarak sürdürülebilir bir şirket kurmak ise çok daha büyük bir başarıdır.

TEKMER’in girişimcilere sağlayacağı rehberliğin bu noktada önemli bir işlev üstlenmesini bekliyorum. Çünkü teknoloji ile ticaret arasındaki denge kurulmadan kalıcı başarıya ulaşmak kolay değil.

Eskişehir artık teknolojisini şirketleştirmeli

Eskişehir’in teknoloji üretme kapasitesi ortada. Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, sanayimiz ve yetişmiş insan kaynağımız bunun güçlü göstergeleri.

Artık kendimize daha zor sorular sormamız gerekiyor.

Bu birikimden kaç yeni teknoloji şirketi çıkarıyoruz? Kaç girişim yatırım alabiliyor? Kaç genç kendi geliştirdiği teknolojiyle istihdam oluşturabiliyor? Kaç Eskişehirli teknoloji girişimi dünya pazarlarında yer bulabiliyor?

Eskişehir’in bundan sonraki hedefi yalnızca teknoloji üretmek olamaz. Ürettiği teknolojiyi ekonomik değere dönüştürmek zorunda.

Fikrin girişime, girişimin şirkete, şirketin istihdama, istihdamın ihracata dönüşmesi gerekiyor.

TEKMER bu dönüşümün önemli araçlarından biri olabilir.

Kıvılcım yakıldı, sıra girişimcide

Eskişehir TEKMER’in hayata geçirilmesi bu nedenle şehir açısından önemli bir eşik.

Üniversite, sanayi ve girişimci arasındaki bağın güçlenmesi; girişimcilerin yatırımcılarla buluşması ve Eskişehir’den küresel pazarlara ulaşabilecek teknoloji şirketlerinin çıkması için yeni bir zemin oluşuyor.

Bu süreçte emeği bulunan Eskişehir Teknik Üniversitesi yönetimini, ESTÜ Teknoloji Transfer Ofisi ekibini, KOSGEB’i, KOSGEB Eskişehir İl Müdürlüğü’nü ve projeye katkı sunan tüm paydaşları kutlamak gerekiyor.

Şimdi asıl sınav başlıyor.

TEKMER’in başarısını açılış törenleri, toplantılar veya güzel sunumlar belirlemeyecek. Başarıyı, buradan çıkacak girişimler, alacakları yatırımlar, yaratacakları istihdam ve dünya pazarlarında elde edecekleri sonuçlar gösterecek.

Eskişehir’in ihtiyacı tam olarak bu.

Bilginin ürüne, ürünün şirkete, şirketin istihdama ve ihracata dönüşmesi.

Kıvılcım yakıldı. Şimdi sıra, o kıvılcımı Eskişehir’den dünyaya uzanacak bir teknoloji ateşine dönüştürecek girişimcilerde.

Yolları açık olsun.