Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) bütçesini duyanlar şaşırır: Yıllık sadece 800 bin dolar.
Personel giderleri, vergiler ve zorunlu ödemeler çıkıldığında geriye ne kalır? ESO yönetimi bu soruyu sormuyor; sordukları esas soru çok daha farklı: "Bu bütçe yetmez, öyleyse ne yapabiliriz?"
Eskişehir sanayicisi emekçidir; kazandığını yine işine yatırır. ESO yönetiminin de bu emekçi patronlardan oluşması, onu TOBB’a bağlı diğer odalardan ayıran en temel özelliktir. ESO; binlerce üyesi yüzlerce personeli ve onlarca danışmanı olan pek çok odadan çok daha az kaynağa —yaklaşık 1.500 üye ve 11 çalışana— sahip olmasına rağmen, onlardan çok daha fazla proje üretiyor. Çünkü buradaki anlayış hiçbir zaman "Düşük bütçeyle bir şey yapılmaz" deyip kenara çekilmek olmadı. Uluslararası fonları tarıyor, projeler geliştiriyor; hem odaya hem de şehir sanayisine sürekli yeni kaynak yaratıyorlar.
ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş durumu şöyle özetliyor: "Parayla iş yapmayı herkes başarabilir. Esas mesele kısıtlı kaynaklarla sürdürülebilir işler ortaya koyabilmektir."
Geleneksel ve hantal bürokratik kurum anlayışı geride kaldı; karşımızda uluslararası bir "proje fabrikası" var. Oda, son 4 yılda Avrupa Birliği fonlarından, bakanlık hibelerinden ve uluslararası kaynaklardan 4,5 milyon avronun üzerinde hibe sağladı. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve kadın istihdamı/toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri ulusal ve uluslararası ödüller kazandı. Öz kaynaklarla yapılması imkânsız olan onlarca eğitim ve Ar-Ge projesi doğrudan bu dış kaynaklarla finanse ediliyor.
Ancak kısa vadeli hibelerle yol yürümek yetmez; kuruma kalıcı ve bağımsız gelir kaynakları kazandırmak bir zorunluluktur. Yıllardır kendi hizmet binası dahi kiralık olan ESO, artık öz kaynak üreten güçlü bir modele geçiyor. Zamanında "dikili bir ağacı dahi olmayan" oda, bugün meyve bahçesine dönüşmenin ilk büyük adımını atıyor.
Bu dönüşümün simgesi ise ESO Plaza. Adalar bölgesinde yer alan taşınmazın tahliye edilmesinin ardından, 16 bin metrekarelik inşaat alanına sahip yeni proje yükselmeye başladı. Zemin iyileştirmeleri ve 300’ün üzerindeki fore kazık uygulaması tamamlandı. Tesis bittiğinde, ticari alanlar ve food court konseptiyle kiralanacak 3.600 metrekarelik alt katlar odaya aylık 4-4,5 milyon liralık düzenli bir kira geliri sağlayacak. Üst katlardaki 600 metrekarelik alanda ise sanayicilerin, müşterilerinin ve bayilerinin ücretsiz yararlanabileceği paylaşımlı ofisler ve toplantı odaları yer alacak. ESO, tarihinde ilk kez kendi işlettiği bir mülkten doğrudan gelir elde edecek.
ESO Plaza’dan sağlanacak kaynak, yine bu şehrin sanayisine ve girişimcilik ekosistemine aktarılacak. Ben burada daha da büyük bir adımın geleceğine inanıyorum: Eskişehir Fonu’nun kurulması.
ESO‘nun öncülüğünde ve zamanla şehrin diğer paydaşlarının katkısıyla, yeni kaynaklarla büyüyecek bu fon, Eskişehir’den çıkacak teknoloji şirketlerinin ve yenilikçi fikirlerin en büyük destekçisi olabilir. Girişimcinin fikrini anlatacağı bir ortam, yatırımcıya ulaşacağı bir kapı ve ilk adımını atacağı finansman sağlandığında, bu şehirden dünya çapında teknolojiler çıkacaktır.
Büyük işler her zaman devasa bütçelerle başlamaz. Bazen bir kurumun vizyonu, elindeki paradan çok daha büyüktür. ESO’nun hikâyesi bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Kaynak bekleyen değil, kaynak yaratan kurumlar şehri ileri taşır. Para önemlidir; fakat o parayı nereden bulup nereye harcayacağını bilmek çok daha büyük bir meseledir. Eskişehir Sanayi Odası kısıtlı bütçeyle bir başarı modeli yarattı. Şimdi sıra bu vizyonu büyütmekte.