Ayaz Kan filminin yönetmeni ve senaristi Muhammet Oğuzhan Kadıoğlu ile yapımcısı Sefa Poyraz, filmin çekimleri sırasında Eskişehir’in sinema sektörü için büyük bir potansiyel barındırdığını fark etti. Farklı doğal ve kentsel mekânları, ulaşım kolaylığı ve sinema üretimine uygun atmosferiyle dikkat çeken şehir, film ekibi için adeta açık bir plato işlevi gördü.
Çekimler süresince elde edilen deneyim, Eskişehir’in yalnızca tek bir film için değil, uzun vadede büyük yapımlara ev sahipliği yapabilecek bir sinema merkezi olabileceğini ortaya koydu. Oğuzhan Kadıoğlu ve Sefa Poyraz, doğru yatırımlar ve desteklerle Eskişehir’in Türkiye’nin önemli film üretim merkezlerinden biri hâline gelebileceğine dikkat çekti.
Senarist ve Yönetmen Muhammet Oğuzhan Kadıoğlu yaptığı açıklamada;
“Biz Eskişehir’de Ayaz Kan isimli bir sinema filmi çektik. Aksiyon yoğunluğu yüksek bir gerilim filmi. Normal şartlarda böyle bir film için milyon dolarlarca bütçe gerekirken, biz çok daha makul fiyatlara, piyasa fiyatının çok aşağısına üstelik kaliteden de ödün vermeden bu filmi bitirebildik. Çok kaliteli ve izlenebilir bi iş çıkardık ortaya. Daha sonra tabi Eskişehir’e özel böyle bi potansiyel olduğunu fark ettik. Eskişehir Türkiye’nin sinema alanında en üretken, potansiyeli en yüksek, sanat anlayışının en gelişmiş şehirlerinden biri. Burda sinema üretimi konusunda çok genç ve yetenekli değerler var. Bunun yanı sıra şehrin coğrafyası da film platosuna çok elverişli. Kısa mesafeler içindeki ulaşım kolaylığı, modern şehir dokusundan tarihi sokaklara, sanayi bölgelerinden kırsal ve doğal mekânlara hızla geçilebilmesi, Eskişehir’i film üretimi açısından büyük avantajlı bir konuma taşıyor.
Eskişehir, yalnızca bağımsız yapımlar için değil, büyük bütçeli ulusal ve uluslararası projeler için de güçlü bir sinema merkezi olma potansiyeline sahip. O yüzden burası Türkiye’nin en büyük film platosu olabilir.” ifadelerini kullandı.
Filmin yapımcısı ve Sefa Medya’nın kurucusu Sefa Poyraz ise Eskişehir’in potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi:
“Eskişehir, Türkiye’nin yeni sinema merkezi olabilir. Burada yetenek, azim ve üretim gücü var. Ayaz Kan bunun en somut kanıtı. Biz bu filmle sadece bir hikâye anlatmadık, aynı zamanda Eskişehir’in sinemada da söz sahibi olabileceğini gösterdik.”
“Ayaz Kan”: Eskişehir’den Yükselen Büyük Sinema Hamlesi
Bağımsız sinemacılar Muhammet Oğuzhan Kadıoğlu ve Sefa Poyraz, Eskişehir’de kendi imkânlarıyla çekimlerini tamamladıkları Ayaz Kan filmiyle Türk sinemasını yeniden diriltmeye hazırlanıyor. Proje, Eskişehir’de profesyonel bir film platosu ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.
Türk sinemasının yükselen bağımsız projeleri arasında dikkat çeken Ayaz Kan, yüksek prodüksiyon kalitesi, güçlü hikâyesi ve politik derinliğiyle adından söz ettiriyor.Aksiyon ve gerilim türlerini sinematografik bir dille harmanlayan film, izleyiciye hem sürükleyici bir hikâye hem de güçlü bir görsel atmosfer sunmayı hedefliyor.
Senaryosunu yazan, yönetmen koltuğuna oturan ve başrolde yer alan Muhammet Oğuzhan Kadıoğlu, Eskişehirli bir sinemacı olarak uzun süredir üzerinde çalıştığı bu projeyi nihayet beyazperdeye taşıdı. Filmin yapım sürecinde Sefa Medya sahibi Sefa Poyraz da ortak yapımcılığın yanı sıra filmin en önemli karakterlerinden biri olan Hamza’ya hayat verecek.
İki yakın dostun güç birliğiyle, tamamen Eskişehir’de, sınırlı imkânlarla ancak yüksek profesyonellik anlayışıyla hayata geçirilen film; şehrin sinema endüstrisinde potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
DERİN GÜÇLER HAZAR KAĞANLIĞI’NI YENİDEN DİRİLTİYOR !
Senaryosu ve sıradışı hikayesiyle dikkat çeken film, kendi devletini kurma saplantısına sahip emekli bir istihbarat subayı ile baş karakter Ayaz Kan’ın macera, gerilim ve aksiyon dolu mücadelesini konu alıyor.
Film, eski bir asker olan ve göç idaresinde güvenlik görevlisi olarak çalışan Ayaz Kan’ın dramatik hikâyesini merkezine alıyor. Ayaz, Suriyeli mülteci Sara ile evlenir. Ancak mülteciler üzerinden kaos yaratmayı planlayan emekli istihbarat subayı Hamit Dağcı, “Kızıl Börüler” adlı gizli paramiliter örgüt aracılığıyla Ayaz’ın eşi Sara’yı öldürtür. Dağcı’nın amacı, ülkede ayrılıkçılık üzerindenkendi kağanlığını kurmaktır. Bu olaylar sonrası Ayaz Kan, intikam ve adalet arayışına girer; hikâye aynı zamanda toplumsal yaralara, vatan sevgisi ve evrensel meselelere ayna tutar.”
YENİ BİR SİNEMA FENOMENİ OLABİLİR
Türk sinemasında uzun süredir eksikliği hissedilen politik derinlikli aksiyon türü, Ayaz Kan ile yeniden doğuyor. Yapım, Kurtlar Vadisi gibi kült dizilerin ardından, toplumsal meseleleri yüksek gerilim ve sinematografik bir anlatımla ele alan ilk bağımsız proje olma özelliğini taşıyor.
Film, politik alt metniyle yalnızca aksiyon ve intikam temasına odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda izleyicilere sinematografik derinliği yüksek yeni bir görsel şölen vaad ediyor.
Yüksek prodüksiyon standartlarıyla çekilen film, bağımsız olmasına rağmen ulusal kanallarda yayımlanan büyük yapımlar düzeyinde bir teknik kaliteye sahip. Kamera kullanımı, kurgu ritmi ve renk skalası; Hollywood aksiyonlarıyla yarışabilecek düzeyde bir görsel atmosfer yaratıyor.
Bu yönüyle Ayaz Kan, yalnızca bir film değil; Türkiye’de politik gerilim türünün yeniden doğuşu olarak değerlendiriliyor. Eleştirmenler, projenin “yerli sinemada eksik kalan cesur ses” olabileceği görüşünde birleşiyor. Oğuzhan Kadıoğlu filmi kaleme alırken; Özellikle bu ülkenin değerlerini ön plandatutarak, tamamen Türkiye’nin kültür kodlarına sahip yeni bir kahraman yaratmayı hedeflediğini söyledi.
SÜRPRİZ İSİMLER KADRODA !
Filmin oyuncu kadrosuna, yapım sürecinin son aşamasında sürpriz isimler de dahil oldu. Kurtlar Vadisi’nden tanıdığımız ünlü oyuncular da projede yer alacak. Ayrıca filmin kötü adamı Hamit Dağcı karakterine, Türkiye’de dövüş ve savaş sanatlarının usta ismi Yüksel Çotuk hayat verecek. Yaptığı dövüş organizasyonlarıyla tanınan, 2020 Yılında Türkiye’de “Yılın en iyi dövüş antranörü.” Ödülünü almış, halk kafes dövüşü olarak bilinen MMA’de ilk dünya şampiyonunu çıkarmış, 6 branşta uluslararası master derecesine sahip, Özellikle Wing Tsun, MMA (Mixed Martial Arts), Muay Thai, Brazilian Jiu Jitsu (BJJ), Wu Shu ve Escrima gibi disiplinlerde önemli bir otorite olarak tanınan Yüksel Çotuk, filmdeki rolüyle yalnızca fiziksel gücüyle değil, karakterin psikolojik derinliğiyle de dikkatleri üzerinde toplayacak. Bu güçlü isimlerin katılımıyla Ayaz Kan, yalnızca bir bağımsız film olmanın ötesine geçerek, yüksek prodüksiyon değerine sahip ulusal bir yapım kimliği kazandı.
“TÜRKİYE’NİN VE DÜNYANIN YENİ KAHRAMANLARA İHTİYACI VAR”
Senarist ve yönetmen Oğuzhan Kadıoğlu ayrıca, “Türk milleti kahraman yetiştirme konusunda gerçekten müstesna bir millettir. Tarih boyunca kim olduğuna bakmaksızın ezilenin yanında duran, güçlünün değil, haklının sesi olan, adaleti adeta imanın şartıymışçasına benimseyen toplumsal bir ruha sahibiz. Ayaz Kan bu kahramanlardan sadece biridir.” ifadelerini kullandı.
BAĞIMSIZ SİNEMANIN GÜCÜ
Yapımcı Sefa Poyraz ise bağımsız sinemanın taşıdığı yaratıcı özgürlüğe dikkat çekerek, “Bağımsız sinema, büyük stüdyo kalıplarına bağlı kalmadan, hikâyeyi kalbinden geldiği gibi anlatma cesareti verir. Ayaz Kan da tam olarak bu özgürlüğün bir ürünüdür. Mütevazi imkânlarla ama sınırsız bir hayal gücüyle hareket ediyor, Türk sinemasının özüne ait güçlü bir anlatıyı izleyiciyle buluşturuyoruz.” dedi.
Türk sinemasının yeni efsanesi olma iddiasıyla yola çıkan “Ayaz Kan” yakında sinema severlerle buluşacak.




