Hayat, kimi mutlu ettiğimiz veya kimi incittiğimizdir. İyilikleri çoğaltarak gönüller arası ne kadar dostluk köprüleri kurduğumuzdur. Kalbi yaralı insanların yüreklerine dokunarak ne kadar gönüller yaptığımızdır. İnsan gönül yapmanın hem öznesi, hem de muhatabıdır.
Gönül yapmak bazen bir yaşlıya hürmettir. Bazen bir engellinin elinden tutmaktır. Bazen bir yoksulu doyurmaktır. Bazen bir muhacire ensar olmaktır. Bazen yetim bir çocuğun başını okşamaktır.
Bazen eşimize bir çiçek vermektir. Bazen anne ve babamızın elini öpmektir. Bazen çocuklarımızı sevindirmektir. Bazen bir kardeşimize tebessümdür.
Bazen bir fakire sadakadır. Bazen dargınları barıştırmaktır. Bazen hatamızı anlayıp özür dilemektir.
Kısacası; insanların yüreklerine dokunarak gönülleri huzura kavuşturmaktır. Gönülden gönüle köprüler kurarak aradaki mesafeleri kaldırmaktır. Ya iyilik yaparak gönül alırız, ya da gönül alarak iyilik yaparız.
Hz. Peygamber Efendimiz iyiliği şöyle tarif eder: ‘İyilik, gönlünü huzura kavuşturan ve içine sinen şeydir. Kötülük ise insanlar sana fetva verseler bile, gönlünü huzursuz eden ve içinde kuşku bırakan şeydir. Hayatımızda, insanlara karşı empati yaparak davranışlarımızı sergilemeyiz. İyilik yap, günün birinde karşına iyilik olarak döner. Kötülük yaparsan, günün birinde karşına kötülük olarak döner.
Eğitimci, Araştırmacı Yazar: Ertuğrul Altınel