Bu gün bir fidan daha karıştı toprağa, zamansız ve vahşice. 15’inde bir fidan. . Gelecek, umut. Kendisinin, ailesinin umudu değil sadece. Toplumun, insanlığın geleceği ve umudu. Nasıl kıyılır, yürek vicdan nasıl elverir ? Kim, kimler yapabilir bunu, nasıl bir canlı kıyabilir böyle bir fidana, böyle bir masumiyete? Çocuk öldürülür mü?
Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik. Sekiz fidan, sekiz umut, sekiz gelecek gitti bir yıl içinde. Yerini dayanılmaz acılar, umutsuzluklar, güvensizlikler doldurdu.
Neden ve kimler tarafından?
Ak Parti’li Egemen Bağış bugün aymazsızca ve hiç sıkılmadan "terörün bitmesinden ve kardeşliğimizden rahatsız olup çözüm sürecini hedef alan nekrofillere de gereken cevabı milletimiz 30 Mart'ta verecek" tweeti atmış. “İ.Melih Gökçek, “Suç işleyecek kadar büyüdülerse, ceza çekecek kadar büyümüşlerdir” (“Kadın çocuk, gereği ne ise yapılır), Başbakan ise Berkin vurulduktan (16 Haziran) birkaç gün sonra 24 Haziran da çıkıp “polis kahramanlık destanı yazdı” demişti.
Bu söylemlerin bize gösterdiği bir şey var ki. Devlet adamlarımız da devlet adamında olması gereken özelliklerin yokluğu-yoksunluğu.
Devlet adamının aydın, kültürlü, vatansever, ciddi siyaset anlayışı, yaşatmaya yönelik yaptırım gücü, devlet yönetmenin inceliklerini bilmek, erdemli ve zeki olması gerekmiyor mu? Nerede ve ne zaman, nasıl davranılacağını bilmek, ona göre davranmak ve konuşmak da devlet adamında olması gereken özelliklerdir. En önemlisi; seçmenin aydın, kültürlü, erdemli ve zeki olması gerekiyor.
İki gündür halk Berkin’in katillerini protesto etmek için sokakta. Kahramanlık destanını bu Ülkenin aydın, bilgili, erdemli, sorumluluk sahibi gençleri, halkı yazacak. Çalınan hayatların, çalınan umutların hesabını soracak.