HABER: BARTU CAN
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, 2025 yılının sağlık alanında genel bir değerlendirmesini yaparak 2026 yılına ilişkin beklentilerini kamuoyu ile paylaştı. Aksaray, 2025’in sağlık sistemi açısından “kara bir yıl” olduğunu vurgularken, mevcut sağlık politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
“Sağlık Alanında Sermaye Kazandı, Halk ve Hekimler Kaybetti”
Aksaray, 2025 yılının açlık, yoksulluk ve gelir adaletsizliğinin derinleştiği; kadın cinayetleri, iş cinayetleri, çocuk işçiliği ve çevre yıkımının arttığı bir yıl olduğunu belirtti. Sağlık alanında ise sermayenin sözünün her geçen gün daha fazla geçtiğini ifade eden Aksaray, “Halkın sağlığı ve sağlık çalışanlarının emeği sömürüldü, ranta kurban edildi. Hekim emeği değersizleşti, şiddet ve mobbing arttı, liyakatsizlik olağan hale geldi” dedi.
“Sağlıkta Dönüşüm Son Perdesini Oynuyor”
2003 yılında hayata geçirilen “sağlıkta dönüşüm” politikalarının son perdesinin 2025’te yaşandığını belirten Aksaray, bu özelleştirmeci sistemin toplumu bilinçli olarak hasta etmeye dayalı olduğunu savundu. “Hekimleri 3 dakikada hasta bakmaya zorlayan bu sistemin hastaya hiçbir faydası yoktur. Bu sistemden yalnızca sermaye, ilaç ve tıbbi malzeme firmaları kazanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Çarpıcı İstatistikler: “Çin Nüfusu Kadar Başvuru”
2024 Sağlık İstatistik Yıllığı’ndan veriler paylaşan Aksaray, Türkiye’de bir kişinin yılda ortalama 12,2 kez sağlık kuruluşuna başvurduğunu belirtti. Bu rakamın 1 milyarın üzerinde başvuru anlamına geldiğini söyleyen Aksaray, İsveç’te bu oranın sadece 2,5 olduğunu hatırlattı. Acil servis başvurularının da nüfusun iki katına ulaştığını belirten Aksaray, bunun dünya genelinde eşi olmayan bir tablo olduğuna dikkat çekti.
MR ve tomografi tetkiklerinde de Türkiye’nin olumsuz birincilikler yaşadığını belirten Aksaray, aşılama oranlarındaki düşüşe de dikkat çekti. KKK aşısında oranın kritik eşik olan %94’e gerilediğini ifade etti.
“Hasta da Sağlık Çalışanı da Mutsuz”
Aksaray, randevu, yatak, ilaç ve tıbbi malzeme sorunlarının arttığını; şehir hastanelerinin sağlık bütçesinin büyük bölümünü sermayeye aktardığını söyledi. Yaklaşık 10 milyon yurttaşın GSS prim borcu nedeniyle sağlık hizmetine erişemediğini vurgulayan Aksaray, halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranının %41’e düştüğünü açıkladı.
Bu tablo karşısında Sağlık Bakanı’nı istifaya davet eden Aksaray, “Mevcut yönetmeliklerle sorunlar çözülmüyor, aksine büyüyor” dedi.
“Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün”
Tabip Odası olarak kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemi talep ettiklerini belirten Aksaray; koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini, nitelikli tıp eğitimi verilmesini ve hekimlerin geleceğini yurtdışında değil Türkiye’de görmesini istediklerini ifade etti. Şiddetsiz, liyakatli, demokratik ve bilim temelli bir sağlık sistemi vurgusu yaptı.
Eskişehir İçin İki Acil Talep
Aksaray, Eskişehir özelinde iki önemli talebi de dile getirdi:
-
Yıkılan devlet hastanesinin yerine 600 yataklı, tam teşekküllü bir devlet hastanesi yapılması
-
Depreme karşı riskli olduğu açıklanan Tıp Fakültesi Hastanesi için acil güçlendirme çalışmalarının başlatılması
Bu konuda ilgili kurumlara resmi başvuruların yapıldığını belirten Aksaray, devlet hastanesinin yapılmasının, güçlendirme sürecinde Tıp Fakültesi Hastanesi için de çözüm olacağını ifade etti.
“2026 Umudun Yılı Olsun”
Aksaray, açıklamasını “Başka bir sağlık sistemi ve başka bir Türkiye mümkündür” sözleriyle tamamlayarak, 2026’nın barışın, demokrasinin, adaletin ve huzurun hâkim olduğu bir yıl olmasını diledi.




