YouTuber Cüneyt Özdemir, Belçika’da katıldığı bir toplantıda Eskişehirli bir siyasetçi ve iş insanıyla yaptığı sohbeti kamuoyuyla paylaştı.

Bana göre gazetecilik etiği açısından doğru bir davranış değildi.

Sırıtarak anlattığı bu sohbet, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ı da zor durumda bıraktı.

Özel bir sohbeti siyasi tartışmanın malzemesine dönüştürdü.

Cüneyt Özdemir gibi tecrübeli bir gazetecinin bunu yapmasını açıkçası yadırgadım.

Anadolu Gazetesi’nden Tarkan Demir, konuyu Gürhan Albayrak’a sormuş.

Demir, Özdemir’in Brüksel’de kendisine, “Bizim şehirde fonun F’si konuşulmadı. Yani anlıyorsunuz değil mi AK Parti’nin ne kadar da az güçlü olacağını bizim şehirde” diyerek espri yaptığını söylediği kişinin kendisi olup olmadığını sormuş.

Albayrak’ın cevabı net:

“Hayır, o kişi ben değilim.”

Ardından da şu açıklamayı yapmış:

“Kalkınma Platformu üyeleri ve partimizden de bir grup iş insanı vardı. Ben Cüneyt Özdemir ile fotoğraf çektirip paylaşınca bunu benim söylemiş olacağım düşünüldü. Hayır, Cüneyt Bey ile böyle bir diyalog aramızda geçmedi. Kiminle konuştu bunu bilmiyorum. Bir espriden bahsediyor. Cüneyt Bey, bu videoyu yayınladıktan sonra Eskişehir’de gündem olduğumuzu öğrenince, kendisiyle bu konuya açıklık getirmesi konusunda görüşmek istedim, not bıraktım ama daha geri dönüş olmadı.”

Şimdi...

Gürhan Albayrak açık açık “O kişi ben değilim” diyor.

Peki, buna rağmen bu tartışmayı Albayrak üzerinden sürdürmenin anlamı ne?

Ortada kimin söylediği belli olmayan bir espri var. Ama hedefe konulan isim belli!

Efendim, siyasetin merkezine ayak oyunlarını koyan acemi siyasetçilerin unuttuğu bir gerçek var.

Siyaset, kulislerde kurulan hesaplardan ibaret değildir.

Siyaset biraz da bu kente ne kattığınızla ilgilidir.

Gürhan Albayrak’ın Eskişehir’e katkılarını görmezden gelmek mümkün mü?

Ben siyasi kimliğinden bağımsız olarak bakıyorum meseleye.

Albayrak’ın Eskişehir’e bir belediye başkanı gibi katkıları oldu.

Üstelik yalnızca kendi partisinin belediyelerine değil, farklı siyasi partilerden belediye başkanlarının çözüm aradığı konularda da devreye girdi.

Bir belediye başkanının işi tıkandığında, siyasi ayrım gözetmeden çözüm için çaba gösteren bir isimden söz ediyoruz.

Böyle insanlara Eskişehir’in ihtiyacı var.

Elbette Gürhan Albayrak da eleştirilebilir. Her siyasetçi gibi yaptıkları da yapmadıkları da sorgulanabilir.

Ama eleştiri başka, bir espri üzerinden siyasi yıpratma hesabı yapmak başka.

Siyaseti yalnızca hamle ve karşı hamle olarak görenler, bir süre sonra kendi kurdukları oyunların içinde kaybolabilirler.

Şimdi soruyorum:

Siyasi polemiklerin dışında, rakip partinin belediye başkanlarının tıkandığı noktada kent için çözüm üretmeye çalışan birini taşlamak kime ne kazandıracak?

Eskişehir’e mi?

Yoksa küçük siyasi hesaplar yapanlara mı?

Bu kent için bir çivi çakanın hakkını teslim etmek bu kadar mı zor?