Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığı adaylığını kabul eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yalnızca bir seçim yarışına girmedi. Birliğin önceki başkanlarının yaşadığı hukuki süreçlerin gölgesinde aldığı bu cesur karar, siyasi sorumluluk üstlenme açısından da dikkat çekti.

Türkiye Belediyeler Birliği son dönemde oldukça çalkantılı bir süreçten geçiyor. Birlik başkanlığı görevini üstlenen isimlerin tutuklanması, bu makamın taşıdığı siyasi sorumluluğu daha da görünür hale getirdi.

Böyle bir ortamda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin başkanlığa aday olup kazanması üzerinde durulması gereken bir gelişme.

Eskişehir açısından sürekli dile getirdiğimiz o kabuk artık kırıldı. Siyasi açıdan da Ayşe Ünlüce’nin önü sonuna kadar açıldı.

Bu durum yeni bir görev üstlenme isteği olarak okunmamalı. Türkiye siyasetinin mevcut koşullarında böyle bir sorumluluğa talip olmanın farklı anlamları da var.

Ünlüce'nin geçmişteki görevleri, kamuoyunda oluşturduğu güven ve siyasi tartışmalardaki üslubu, kendisini zirveye kadar taşıdı.

Ancak asıl önemli olan, bu sorumluluğun ardından nasıl bir siyasi çizgi izleyeceği ve üstleneceği sorumlulukları nasıl yerine getireceği.

Ayşe Ünlüce'nin Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığını kazanması, yalnızca kendi siyasi kariyeri açısından değil, Eskişehir'in Ankara'daki temsili ve ulusal siyasetteki görünürlüğü açısından da değerlendirilmeli.

Eskişehir'in siyasi ağırlığı: Ünlüce'nin ülke genelindeki belediye başkanlarıyla daha yakın ilişkiler kurması, Eskişehir'in yerel yönetimler gündeminde daha fazla yer bulmasını sağlayabilir.

Ünlüce'nin ulusal düzeyde tanınırlığı: Bugüne kadar ağırlıklı olarak Eskişehir'de tanınan bir belediye başkanıyken, Türkiye genelinde yerel yönetim politikaları hakkında söz söyleyen bir aktöre dönüşmesi mümkün.

Yeni Parti içindeki konumu: Adaylık süreci, farklı şehirlerden belediye başkanlarıyla ilişkilerini geliştirmesine ve parti içindeki siyasi temaslarını artırmasına fırsat sunabilir.

Bunların hiçbiri kendiliğinden gerçekleşecek sonuçlar değil. Kuracağı ilişkiler ve göstereceği performans belirleyici olacaktır. Bu durum Eskişehir için de son derece değerli olacaktır.

Eskişehir için yeni bir siyasi kapı

Türkiye Belediyeler Birliği gibi bir yapıda üstlenilecek görev, Eskişehir'in diğer belediyelerle ortak projeler geliştirmesine, deneyim paylaşımına ve ulusal düzeydeki belediyecilik tartışmalarına daha doğrudan katılmasına imkân sağlayabilir.

İşin bir de siyasi tarafı var.

CHP'nin kendi adayını çıkarmayarak Ayşe Ünlüce'yi destekleme kararı alması, adaylığın yalnızca kendi partisinin sınırları içerisinde kalmadığını gösteriyor.

Üstelik Türkiye Belediyeler Birliği'nin önceki üç yöneticisi Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer'in tutuklandığı bir dönemde bu göreve aday olup kazanması, kararın siyasi önemini artırıyor.

Ünlüce'nin geçmişteki kamu görevleri, hukukçu kimliği ve yönetim anlayışı da bu süreçte daha geniş bir kamuoyunun değerlendirmesine açılacak ve değeri daha iyi anlaşılacak.

Ayşe Ünlüce'nin Ankara'da attığı bu adım, Eskişehir'in Türkiye siyasetindeki ağırlığını nasıl değiştirecek?

Bu soruya verilecek yanıt, önümüzdeki dönemde hem Ünlüce'nin siyasi yolculuğunu hem de Eskişehir'in ulusal siyasetteki temsilini değerlendirmek açısından önemli olacak.