Bir, belediye başkanı olacak hayalleri olmalı, hayalleri kadar da şehrine göz atmış olması gerekiyor. Şehrinin gereksinimlerinden sonra şehrin imajına kötü etkiler veren arka sokak görüntülerinden temizlenmesi gerekiyor.

Eskişehir’de bir çok Belediye Başkanı gelip geçti. 1960’larda Sabahattin Günday’la biraz iyi, biraz kötü çalışmalar yapılmıştı. Kötü derken Odunpazarı’nı bozması, Belediye Tiyatrosu’nu kapatması gibi. Ondan sonra her yıl bozula bozula kasabalaştırıldı. Bir de Selami Vardar’ın Başkan oluşunu anımsıyorum. İlk işi “Beni şimdi Belediye Başkanı yaptınız, nereden başlayacağım” demişti. Ona şehrin gereksinimi olan sorunları anlatmışlardı ve o da alt yapıdan başladı. Yaşamında sanat olmadığı için estetik, güzel, çirkin, imaj yoktu. Şehrin görüntüleri, insanı onu pek ilgilendirmemişti.

Yasa ile üniversitelere bulundukları şehir ile ilgilenme verilmiştir. Anadolu Üniversitesi’ni yaratmış, bir çok ülkede şehirler görmüş, sanatçı yönü de olan Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen hep doğup büyüdüğü Eskişehir’in gelişmesini yaşadığı şehiri yeniden yaratma hayalleri ve dürtüleri olduğunu biliyoruz. Daha üniversitede rektör iken şehir için projelerini sunuyordu. Örneğin; sıcak sulara termal projesi gibi. Büyükerşen Belediye Başkanı olur olmaz Eskişehir’e yeni imaj kazandırmayı hedeflerken arka sokak görüntülerinden rahatsızlığı nedeniyle ilk projelerinden biri şehrin orta yeri Sivrihisar caddesindeki Köprübaşı’ndan eski otogar arası idi. Ve bunun içersinde kültür-sanata gözünü ilk açtığı, ilk kişisel karikatür sergisini açtığı Eskişehir Halkevi binasından benzer görüntü ve kalıntı vardı. İşe o Halkevi’ni tekrar Eskişehir kültür sanatına, kent belleği ve kent hafızasında kazandırmayı hedefliyerek başladı. Karşısına siyesiyi de yanına alan engellemeler çıktı. Mahkemelerle uğraştı ve yapmayı kafasına koyduğunu yapan kişiliği ile bilinçli yürümesiyle engelleri açtı ve projeyi kendinden sonra gelen Ayşe Ünlüce’ye verdi. Başkan Ünlüce de uygulamayı başlattı ve geçtiğimiz gün de temel atma töreni ile inşaatı başladı.

Şimdi kapatılmasından 75 yıl sonta Eskişehir Halkevi tekrar Eskişehirimizin kültür sanat hayatımıza katılacak. 1932’de ilk açıldığı gibi heyecan yaşayacağız. En önemlisi şehrimize çağdaş insan yaratma ve insanımızı geliştirmeye ortam olacak…