Eskişehir’de girişimcilik adına yıllardır konuşulan bir soruna farklı bir cevap veriliyor: Gençlere fikirleri için para vermek yetmez. O fikri ürüne dönüştürmeyi, pazarlamayı, müşteri bulmayı ve ayakta kalmayı da öğretmek gerekir.
Eskişehir’de girişimcilik adına yıllardır konuşulan bir soruna farklı bir cevap veriliyor: Gençlere fikirleri için para vermek yetmez. O fikri ürüne dönüştürmeyi, pazarlamayı, müşteri bulmayı ve ayakta kalmayı da öğretmek gerekir.
Eskişehir Ticaret Odası’nın (ETO) “Kampüsten Ticarete Fikirler Geleceğe Dönüşüyor!” projesi, tam da bu noktada alışılmış girişimcilik yarışmalarından ayrılıyor.
Çünkü bu projede kazananlara ödülleri verilip başarı dilekleriyle uğurlanmıyor. Asıl mücadele, ödülün ardından başlıyor.
Yaklaşık 70 başvurunun değerlendirildiği projede 10 fikir destek kapsamına alındı, ilk üç proje belirlendi. Ancak ETO’nun yaklaşımını değerli kılan, kazananların kim olduğu kadar sonrasında nasıl bir yol izleyecekleri.
Girişimcilere bir yıl boyunca Ticaret Odası bünyesinde çalışma alanı tahsis ediliyor. Çalışmaları düzenli olarak takip ediliyor, ilerlemeleri değerlendiriliyor. Maddi destek, projenin gelişimine göre aşamalı biçimde sağlanıyor. Böylece kaynakların doğru kullanılması, karşılaşılan sorunların erken fark edilmesi ve fikirlerin uygulanabilir iş modellerine dönüşmesi hedefleniyor.
Kısacası ETO, girişimciye balık vermekle yetinmiyor; balık tutmayı, tuttuğunu satmayı, kazandığını büyütmeyi de öğretiyor.
Fikir üretmek yetmez, ticareti öğrenmek gerekir
Üniversitelerimizden her yıl binlerce genç mezun oluyor. Önemli bir bölümü iş ararken kendi işini kurmak isteyenlerin önündeyse sermaye, deneyim, pazarlama ve müşteri bulma gibi ciddi engeller bulunuyor. İyi bir fikir, bu engeller aşılamadığında çoğu zaman bir sunum dosyasının içinde kalıyor.
ETO Başkanı Metin Güler’in şu sözleri, projenin neden önemli olduğunu anlatıyor:
“Eğer yüz üniversite mezunu mezun ediyorsak bunu en az 10 tanesi kendi işini kurmalı ki diğer 90 kişi o müteşebbis girişimci arkadaşlarımız yanında iş bulabilsin arkadaşlar.”
Bu yaklaşım, girişimciliği bireysel başarı hikâyesinin ötesine taşıyor. Kendi işini kuran her girişimci, zaman içinde yeni istihdam alanları yaratma potansiyeli taşıyor. Bir girişimin büyümesi, başka insanların da iş bulmasına kapı açıyor.
Üstelik girişimcilik, yalnızca bir ürün tasarlamaktan ibaret değil. Ürünü doğru ambalajlamak, fiyatlandırmak, pazarlamak, müşteriyle buluşturmak ve satış sonrasında hizmet vermek gerekiyor. Üniversitede geliştirilen bir fikrin ticari hayata taşınması, çoğu zaman tam da bu aşamalarda zorlaşıyor.
ETO’nun devreye girdiği yer burası.
Girişimciler, projelerinin niteliğine göre Ticaret Odası’nın ilgili meslek komiteleriyle bir araya getiriliyor. Tecrübeli iş insanlarının bilgi birikiminden yararlanıyor. Ürün ya da hizmetin piyasaya çıkmadan önce hangi aşamalardan geçmesi gerektiğini, sektörün içinden gelen isimlerle değerlendirme fırsatı buluyor.
Bu temasın genç girişimcilere sağlayacağı deneyim, maddi desteğin kendisi kadar kıymetli.
Ödül vermek kolay, girişimci yetiştirmek zor
Girişimcilik yarışmalarında dereceye girenlere para ödülü vermek elbette önemli bir başlangıç. Ancak para aktarmakla girişimcilik kültürü oluşturulmuyor. Bir fikrin ticari başarıya ulaşması için doğru yönlendirme, düzenli takip, sektör bilgisi ve sabır gerekiyor.
ETO’nun modelinde girişimcilerin her hafta çalışmalarını raporlaması, gelişimlerinin izlenmesi ve ihtiyaç duydukları konularda yönlendirilmeleri bu açıdan dikkat çekiyor. Üniversitelerden akademisyenlerin katkısıyla yürütülen süreç, iş dünyasının deneyimiyle destekleniyor.
Projelerin niteliği de bu yaklaşımın önemini ortaya koyuyor. İlk sıradaki girişim, yapay zekâ destekli müşteri temsilcisi ve satış personeli eğitimi üzerine kurulu. İşletmelerin çalışanlarını gerçek müşteri senaryolarıyla eğitmesini, performanslarını değerlendirmesini ve eksiklerini görmesini amaçlıyor.
İkinci sıradaki “Mışıltı” projesi ise deprem anında yalnız kalabilecek 2-8 yaş grubundaki çocuklara yönelik bir güvenlik materyali geliştirmeyi hedefliyor. Karanlıkta parlayan kumaşı, düdüğü ve acil durumlarda kullanılmak üzere tasarlanan özellikleriyle toplumsal bir ihtiyaca cevap arıyor.
Bu iki örnek, girişimcilik desteğinin farklı alanlarda nasıl değer üretebileceğini gösteriyor. Biri işletmelerin satış ve eğitim süreçlerine odaklanırken diğeri çocukların afet koşullarındaki güvenliğini merkeze alıyor.
Elbette fikirlerin gerçek başarısı, pazarda karşılık bulmalarıyla ölçülecek. ETO’nun düzenli takip ve mentorluk yaklaşımı da bu geçişi kolaylaştırabilecek önemli bir zemin sunuyor.
Eskişehir’in geleceğine yatırım
Projeye üç üniversitenin, akademisyenlerin ve iş dünyasının katkı sunması da önemli. Öğrencilerin fikirlerini güvenle paylaşabilmeleri için gizlilik anlaşmalarının yapılması, sürecin kurumsal bir anlayışla yürütüldüğünü gösteriyor.
Burada asıl mesele, bir yarışma düzenlemekten çok daha büyük. Üniversitede ortaya çıkan bilginin ekonomik değere dönüşmesi, gençlerin kendi işlerini kurabilmesi ve Eskişehir’in yeni girişimler kazanması…
Türkiye’de ilk kez uygulandığı belirtilen bu modelin asıl başarısı, kaç kişiye ödül verildiğiyle değil, kaç girişimin kalıcı bir işletmeye dönüştüğüyle ölçülecek. Bu nedenle projenin sonuçlarının yıllar içinde izlenmesi, başarıların ve başarısızlıkların şeffaf biçimde değerlendirilmesi, modelin geliştirilerek sürdürülmesi gerekiyor.
Eskişehir’in yeni yatırımlara, nitelikli istihdama ve katma değerli üretime ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılanmasında genç girişimcilerin önünü açmak, şehir ekonomisinin geleceği açısından stratejik bir adım.
Başta projenin yürütücülüğünü üstlenen ETO Meclis Üyesi Emre Demir olmak üzere, projeyi hayata geçirenleri, katkı sunan akademisyenleri ve iş insanlarını tebrik etmek gerekiyor.
Çünkü bir gencin fikrine destek vermek, aslında o gencin kuracağı işletmeye, yaratacağı istihdama ve şehrin ekonomik geleceğine yatırım yapmaktır.
Eskişehir’in daha fazla girişimciye ihtiyacı var. Şimdi önemli olan, bu modeli bir defalık bir çalışma olmaktan çıkarıp her yıl yeni fikirlerin ticaretle buluştuğu kalıcı bir yapıya dönüştürmek.