Bir şehrin geleceğini konuşurken çoğu zaman sanayiyi, yatırımı, ulaşımı, istihdamı konuşuyoruz. Oysa bütün bu başlıkların temelinde çok daha yaşamsal bir ihtiyaç var: Su.

Eskişehir’in önümüzdeki yıllarda su güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen Kaynarca Barajı Projesi, bu açıdan kentin geleceği için önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor.

DSİ 3. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje, Sakarbaşı Kaynakları’ndan gelen suyun depolanarak Eskişehir kent merkezinin içme ve kullanma suyu ihtiyacının daha güvenli biçimde karşılanmasını amaçlıyor. Projenin yatırım bedeli 2 milyar 411 milyon TL olarak hesaplanıyor.

Bu nedenle Kaynarca Barajı’nı yalnızca bir baraj inşaatı olarak görmek eksik kalır. Asıl mesele, Eskişehir’in önümüzdeki 50 yıllık su ihtiyacına bugünden hazırlık yapmak.

Peki, neden böyle bir baraja ihtiyaç duyuyoruz?

Çünkü Sakarbaşı Kaynakları, yılın 12 ayı boyunca kentin artan su ihtiyacını tek başına karşılayabilecek kapasitede değil. Yapılan hidrolojik çalışmalar, kaynaklardan yılın yaklaşık 6 ayında su alınabildiğini ortaya koyuyor.

İşte Kaynarca Barajı tam bu noktada devreye giriyor.

Kış aylarında kaynaklardan gelen fazla su depolanacak, yaz aylarında ise bu su Eskişehir’in kullanımına sunulacak. Böylece mevsimsel su değişimlerinin yarattığı risk azaltılacak, kentin su arz güvenliği güçlendirilecek.

Barajın planlanan depolama hacmi 17,220 hm³. Bu kapasite, bugünün ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra gelecekte artması beklenen su talebine de hazırlık anlamına geliyor.

Projenin büyüklüğü, baraj gövdesinin teknik özelliklerinde de kendini gösteriyor.

Baraj gövdesinin temelden yüksekliği yaklaşık 77 metre, kret uzunluğu ise 491 metre olacak. Gövdede yaklaşık 1,19 milyon metreküp dolgu kullanılacak. Proje kapsamında yaklaşık 750 bin metreküp kil ile 3,45 milyon metreküp kaya malzemesine ihtiyaç duyulacak.

Böylesine büyük bir yatırımın çevresel etkileri de elbette önemli.

Hazırlanan ÇED Başvuru Dosyası’nda projenin çevre üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde incelenmiş. Bölgenin jeolojik yapısı, depremsellik özellikleri, flora ve fauna üzerindeki olası etkiler değerlendirilmiş. Baraj gövdesinde kil çekirdekli kaya dolgu tipinin tercih edilmesi de bölgenin teknik ve jeolojik koşullarıyla ilişkilendiriliyor.

Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların ilgili çevre mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirilmesi de taahhüt ediliyor.

Bir başka önemli konu ise suyun kent şebekesine ulaşana kadar geçeceği süreç.

Sakarbaşı’ndan alınacak su, terfi merkezleri ve iletim hatları aracılığıyla önce Kaynarca Barajı’na, ardından arıtma tesisine ulaştırılacak. Arıtılan su ise yerçekiminden yararlanılarak şehir şebekesine dağıtılacak. Sistemin bu özelliği, enerji kullanımı açısından da avantaj sağlayacak.

Bütün bu tabloya baktığımızda Kaynarca Barajı, Eskişehir’in su geleceği açısından uzun vadeli bir altyapı yatırımı olarak karşımıza çıkıyor.

Çünkü su meselesi, bugün musluktan akan suyun ötesinde bir konu.

Sanayinin üretimi, tarımın devamlılığı, nüfusun artışı, yeni yatırımların yapılması, yaşamın sürdürülebilmesi… Hepsinin temelinde su var.

Bu nedenle Kaynarca Barajı, Eskişehir’in geleceğine yapılan bir yatırım olarak görülmeli.

Bir baraj; beton, kaya, kil ve sudan oluşur.

Ama gerçekte depoladığı şey, bir şehrin geleceğidir.

Eskişehir için hayırlı olsun.