Geçtiğimiz aylarda bu köşede, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın “Eskişehir’e bir veri merkezi kurulmalı” çağrısını hatırlatmış ve “Bu şehirde veri merkezi neden yok?” diye sormuştum. O yazıda, yıllar önce hazırlanan raporların tozlu raflarda kaldığından, Türkiye’nin verisinin yüzde 96’sını yurt dışında depoladığından ve Eskişehir’in bilimsel raporlarda veri merkezi için en uygun şehir çıktığından bahsetmiştim. “Şehir hazır, altyapı hazır, insan kaynağı hazır; tek eksik irade” demiştim.
Şimdi o iradeyi gösteren bir adım geldi. MİA Teknoloji’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamaya göre, TSK Bulut Bilişim 2’nci Veri Merkezi Yapım İşi kapsamında Eskişehir’de kurulacak veri merkezi için Gürbağ Savunma’dan sipariş onayı alındı . Projenin ilk faz bedeli KDV dahil 931 bin 200 dolar. Ama bu işin asıl değeri, rakamın çok ötesinde.
Çünkü bu sadece bir veri merkezi değil; Çelik Kubbe’nin dijital omurgasından biri Eskişehir’de kuruluyor.
Türkiye’nin katmanlı hava savunma ağı olan Çelik Kubbe; radarlardan elektro-optik sensörlere, komuta kontrol merkezlerinden farklı menzillerdeki hava savunma sistemlerine kadar devasa bir veri akışını milisaniyeler içinde işlemek zorunda . Bir tehdidin tespiti, ortak operasyonel resme aktarılması ve en uygun silahla bertaraf edilmesi için kesintisiz, yüksek hızlı ve siber olarak korunmuş bir bulut altyapısı şart. TSK Bulut Bilişim Sistemi işte bu ihtiyaca cevap veriyor; Eskişehir’deki 2’nci Veri Merkezi de bu yapının coğrafi yedeklilik ve kesintisizlik açısından kritik halkalarından birini oluşturuyor.
Daha açık söyleyeyim: Ankara’daki ana komuta merkezine bir şey olursa, Çelik Kubbe’nin kör kalmaması için Eskişehir devreye girecek. Bu şehir, Türkiye’nin hava savunma beyninin yedek sinir sistemi haline geliyor.
MİA Teknoloji’nin bu projede üstlendiği rol de küçümsenecek cinsten değil. Şirket, veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedarikinden mühendisliğe, sistem entegrasyonundan test ve devreye almaya kadar uçtan uca sorumluluk üstlenmiş durumda . Kendi geliştirdiği Axxontr yerli ve milli video yönetim platformu ile Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarının yerli güvenlik ürünlerini ortak bir mimaride buluşturacak . Yani burada sadece yabancı donanımların kurulduğu bir tesis değil, yerli yazılımın ve yerli güvenlik çözümlerinin birbirine kenetlendiği bir sistem inşa ediliyor.
MİA Teknoloji Kurucu Ortağı Gökhan Beltekin’in şu sözleri aslında meseleyi özetliyor: “Bizim için asıl değer, farklı teknoloji bileşenlerini tek tek kullanmak değil; onları güvenilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir bir sistem gücüne dönüştürebilmek.” Eskişehir’de kurulacak yapı tam da bunu yapıyor.
Peki bu proje Eskişehir için ne anlama geliyor?
Birincisi, “savunma sanayii ve kritik teknoloji alanında Eskişehir’in adı artık Ankara’nın gölgesinde anılmayacak.” Bugüne kadar savunma sanayiinin merkezi hep Ankara, İstanbul, Kocaeli gibi şehirlerdi. Eskişehir, TSK Bulut Bilişim gibi stratejik bir projede veri merkezi üssü olarak konumlanarak bu ligde oyun kurucu bir role soyunuyor.
İkincisi, “veri merkezi ekosistemi için somut bir referans oluşuyor.”Yıllardır “Eskişehir’de veri merkezi kurulmalı” diyoruz ama bunun için somut bir örnek yoktu. Şimdi MİA Teknoloji’nin bu projesi, hem yerli savunma sanayii hem de sivil veri merkezi yatırımları için bir kapı aralayıcı işlevi görebilir. Bir kere bu altyapı kurulduğunda, mühendislik kabiliyeti burada biriktiğinde, Eskişehir’in veri merkezi şehri olma iddiası artık hayal değil, icraat meselesi haline gelir.
Üçüncüsü, “nitelikli istihdam ve tersine beyin göçü.” Bu proje kapsamında veri merkezi mühendislerinden siber güvenlik uzmanlarına, sistem entegratörlerinden saha mühendislerine kadar ciddi bir nitelikli iş gücü ihtiyacı doğacak. Eskişehir’in üç üniversitesinden mezun gençlerin artık “İstanbul’a mı gitsem?” diye düşünmek zorunda kalmaması için somut bir sebep.
Daha önceki yazımda “Eskişehir, Türkiye’nin dijital güvenlik kalesi olabilirdi” demiştim. Şimdi o kalenin ilk taşları döşeniyor. Savunma Sanayisi Başkanlığının bu adımı , yıllardır konuştuğumuz vizyonun kâğıt üzerinden çıkıp sahaya indiğini gösteriyor. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.
Elbette bu bir başlangıç. Projenin ilerleyen fazları var, genişleme potansiyeli var . Ama yön doğru. Eskişehir’in sanayi birikimi, üniversite potansiyeli ve stratejik konumu nihayet hak ettiği bir alanda devreye giriyor.
Şimdi sıra, bu projenin etrafında kümelenecek yeni yatırımlarda. Sivil veri merkezleri, siber güvenlik firmaları, yapay zeka araştırma merkezleri… Eğer Eskişehir bu fırsatı iyi değerlendirirse, on yıl sonra “Türkiye’nin veri merkezi neden Eskişehir’de?” diye soranlara gülümseyerek “Çünkü biz istedik ve yaptık” cevabını verebiliriz.
Çelik Kubbe’nin dijital kalesi Eskişehir’de yükseliyor. Darısı diğer projelerin başına.