Şehirler yalnızca yollarla, binalarla mı büyür sizce; bence hayır! Şehirler yöneticileriyle kurdukları duygusal bağla büyür ve Eskişehir, bugün tam da böyle bir dönemi yaşıyor.
Eskişehir’in sokaklarında dolaşırken bir belediye başkanından söz edildiğini duyarsınız sık sık. Ama bu söz ediş, mesafeli bir makam tarifinden çok, “Ayşe Başkan” yakınlığıyla yapılır. Ayşe Ünlüce’nin en belirgin özelliği tam da burada başlıyor: Kapsayıcı, ulaşılabilir ve sahici bir yerel yönetim anlayışı. Göreve geldiği günden bu yana Ünlüce’nin ortaya koyduğu yönetim modeli, sadece projelerle değil; kurduğu gönül bağıyla da şekilleniyor. Belediyeciliği beton ve asfaltla sınırlı görmeyen bu yaklaşım; kentin tüm kesimlerini dinleyen, farklı görüşleri aynı masa etrafında buluşturabilen ve en önemlisi herkesle iletişim kurabilen bir lidere işaret ediyor. Ayşe Ünlüce’nin en güçlü tarafı, makam odasından değil; sokaktan, pazardan, mahalle buluşmalarından geliyor..
Gençlerle üniversite kampüslerinde, kadınlarla üretim atölyelerinde, esnafla çarşıda, emeklilerle parkta bir araya geliyor ve öyle gözlemliyorum ki; Ünlüce salon toplantılarından daha çok seviyor bu buluşmaları, çocuklarla sohbet etmeyi, yaşlıların omzuna dokunup dertlerini dinlemeyi… İlçe ziyaretleri örneğin; Ünlüce belediye başkanı seçilmeden önce Genel Sekreterlik görevindeyken de sık sık mahallelere, ilçelere ziyaretlerde bulunur, neredeyse tüm muhtarlar onu tanırdı, en ufak sorunlarında kolaylıkla Ünlüce’ye ulaşabilirlerdi. Yıllar içinde gelişen bu sağlam bağ, bugün başkan Ünlüce’nin her yerde gözünün kulağının olmasının, hiçbir yerde kolay kolay yabancılık hissetmemesinin sırrı bence… İşin güzel tarafı ise; bir zorunlulukla değil, gönülden yapılıyor bu ziyaretler, belki Ünlüce de halkla gerçekleştirdiği bu samimi buluşmalarda yoğun başkanlık mesaisi içinde durup bir nefes alma olanağı buluyordur, kim bilir? Tabi sadece ziyaret değil amaç; kırsal mahallelerde üreticiyi destekleyen uygulamalarla hem yerel kalkınmaya hem de kent ekonomisine katkı sağlandığını da eklemek gerek.
Sosyal belediyecilikte güçlü adımlar
Göreve gelişinden itibaren katılımcı belediyecilik vurgusunu artıran Ünlüce, kent konseyleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğini de güçlendirdi. Bugün dönüp baktığımızda Ünlüce’nin aldığı kararların arkasında ortak bir akıl arayışı var. Bu, modern şehir yönetiminde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey değil mi? Ünlüce döneminde sosyal destek projelerinin kapsamı da genişletildi. Özellikle ekonomik zorlukların yoğun hissedildiği bir dönemde belediyenin sosyal dayanışma ağını büyütmesi, kentte önemli bir güven duygusu oluşturdu.
“Herkesin Başkanı” olabilmek
Bir belediye başkanı için en zor şey, farklı siyasi görüşlerden, farklı yaşam tarzlarından insanlara eşit mesafede durabilmek. Ayşe Ünlüce’nin en çok takdir edilen yönü de bu kapsayıcı dili. O, yalnızca kendisine oy verenlerin değil; bu şehirde yaşayan herkesin başkanı olduğunu her fırsatta hissettiriyor. Resmiyetin arkasına saklanmayan, selam veren, dinleyen, not alan ve geri dönüş yapan bir yönetici profili çiziyor. Bu nedenle gittiği her mahallede, her etkinlikte “içlerinden biri” gibi karşılanıyor. Yerel yönetimlerde güven en kıymetli sermaye ve Ayşe Ünlüce’nin bugün Eskişehir’de kurduğu bağ, işte bu güvenin üzerine inşa ediliyor.